Siyaset

AK Partili Mahir Ünal’dan hayat pahalılığı ne zaman sona erecek sorusuna yanıt

AK Partili Mahir Ünal’dan hayat pahalılığı ne zaman sona erecek sorusuna yanıt

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet’in sunduğu Başkent Kulisi programında soruları yanıtladı. 

Yeni bir ekonomik modelden söz ediyoruz. Bu sorunlar ortaya çıktığı için mi böyle bir modele geçiş yapıyoruz yoksa bu modelden dolayı mı ekonomik sıkıntılar çıkıyor?

2013’te Türkiye bir eşiğe geldi. Gezi olayları milattır. Arkasından 17-25 olayları, hendek olayları, 15 Temmuz… Türkiye’nin verdiği kavgayı doğru tanımlayalım. Türkiye her anlamda dışa bağımlı olmaktan kurtulan, tam bağımsız olmak iradesi ortaya koyan, ekonomisinde de tam bağımsız olma mücadelesi veriyor Türkiye 2013’ten itibaren. Şunun kararını vermemiz gerekiyor: Türkiye neden doğal gaz çıkarıyorsunuz, çıkaracağınız doğal gaz satın aldığınız doğal gazın maliyetinden daha yüksek olacak. Peki yarın doğal gaz alacağım ülke gazı keserse, dışa bağımlılıkta beni hangi kıskacın içine sokacak? Ben sanayide, üretimde dışa bağımlı olacaksam o zaman Türkiye’nin bağımsızlığından nasıl bahsedeceğiz?

“Covid sonrası dünyanın dinamikleri tamamen değişti”

Cumhurbaşkanımız çok net bir çerçeve çizdi: Üretime, yatırıma, ihracata dayalı biz yüksek faiz düşük kurdan çıkıyoruz dedi. Bunun için de şu an tam zamanı. Covid öncesi dünya ile Covid sonrası dünyanın dinamikleri tamamen değişti. 

Türkiye neden yatırıma, üretime yönelerek bu süreci yürütüyor? Ekonomik bağımsızlık için bundan başka çıkış yolunuz yok. Türkiye gelişiyor, büyüyor ve üreticimiz bunun farkında.

Hayat pahalılığı ne zaman sona erecek?

Amerika’da 29 buhranıyla beraber büyük işsizlik ortaya çıktı. Amerika için kriz işsizliktir, Avrupa için enflasyondur. Türkiye içinse dolar kurudur. 2002 öncesinde ne yaşıyorduk biz? İnsanlar maaşlarını aldıklarına dövize çeviriyorlardı. Kriz algısıyla döviz kuru arasındaki o psikolojik ilişki… Ama bugün Türkiye’nin ekonomik durumunu sadece kur üzerinden değerlendirirsek Türkiye’ye büyük haksızlık etmiş oluruz.

Bizim yönelmemiz gereken en temel yer üretim, istihdam, yatırım, büyüme, ihracat ve tabii ki her şeyden önce güven, güven, güven. Cumhurbaşkanımızın en temel özelliği nedir, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hangi tek kelimeyle tanımlarsanız bana, güven derim. 20 yıllık tecrübesi, kriz yönetimi, liderliği… Bütün bunların oluşturduğu güven duygusu. 

Evet, şu anda sorunlar var. 70 yıllık sorunları çözen irade bugünkü sorunları da çözmeye muktedirdir. 

CHP seçmeni Kılıçdaroğlu’na güvenmiyor

Biz kamuoyunda araştırma da yapıyoruz. CHP’ye oy vereceğini söyleyen seçmene, “CHP’nin bu sorunları çözeceğine inanıyor musunuz?” diye sorulduğunda, CHP’li seçmen bile CHP ve Kılıçdaroğlu’nun çözeceğine inanmadığını söylüyor. 

Kılıçdaroğlu’nun TÜİK ziyareti

Bir kuruma baskına gidiyorsunuz adeta. Orada Selin Sayek Böke demagoji yapıyor. Sizin web sitenizde vatandaşların bilgi alacağı söyleniyor, biz buraya vatandaş olarak geldik… Hangi vatandaş kameralar eşliğinde, bu kadar insanla kuruma baskın yapar gibi gider? Bu siyasi şov bile değil. Diyelim ki milletvekili olarak oraya gittiniz. Milletvekilinin denetleme hakkı vardır. Fakat burada en kritik şey şudur: Sizin haklarınızı nasıl kullanacağız, her bir bireyin haklarını nasıl kullanacağı yasalarla usul ve esaslara göre belirlenmiştir. Kameralar önünde bir kuruma baskın yapmak hangi usule, yasaya göre yapılmıştır? Bu tam anlamıyla baskın. 

TÜİK Dünya Bankası tarafından denetleniyor

TÜİK, Dünya Bankası tarafından denetleniyor. 170 ülke arasında 20’nci seçilmiş bir kurum. Bu kuruma baskın yapıyor. Oradaki bürokratların yasal olarak cevap verme hakları yok. Açıklama yapma hakları yok. Sen oraya gidiyorsun, orada şovunu yapıyorsun ve oradaki insanları tehdit ediyorsun. Sana bu hakkı kim veriyor? Oluşturduğu şey tam anlamıyla dezenformasyon. 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL