TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 338.536
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 24.792
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 195
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 24.403
Magazin

Anneannesi ölünce üvey dedesiyle evlendi!

‘The Real Housewives’ (Gerçek Ev Kadınları) isimli programın ünlü isimlerinden Mary Cosby, hakkında çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Anneannesi vefat ettikten sonra üvey dedesi Piskopos Robert Cosby ile evlenen Cosby hakkında konuşan biri, “O kadın bu dünyaya gelmiş en kötü ruhlu şey. Tahmin bile edemezsiniz!” ifadelerini kullandı

Anneannesi ölünce üvey dedesiyle evlendi!

ABD’de bir televizyon kanalında yayınlanan ve dijital platformlar sayesinde Türkiye’de de izleyici kitlesi bulunan ‘The Real Housewives’ (Gerçek Ev Kadınları) isimli programın ünlü isimlerinden Mary Cosby hakkında şok iddialar ileri sürüldü.

Ülkenin çeşitli şehirlerinde yaşayan birtakım varlıklı kadınların günlük hayatlarına ve birbirleriyle olan ilişkilerine odaklanan bir reality show. 5-6 yakın arkadaştan oluşan kadın grubu, birbirlerinin arkasından dedikodu yapıyor, küçük sebeplerden kavgalar çıkıyor, masalar devriliyor, bardaklar ve çatallar havalarda uçuyor.

Programın popülaritesi arttıkça kadınların geçmişte işledikleri suçlar da son dönemde gündem olmaya başladı. Program sayesinde tanınmış birçok isim hakkında, kara para aklama, zimmete para geçirme gibi suçlardan soruşturmalar yürütülüyor. Ancak ‘The Real Housewives Of Salt Lake City’nin bu yıl yayımlanacak sezonu daha önce görülmemiş olaylara sahne olacak. Programın ünlü isimlerinden Mary Cosby, büyükannesinin kilisesini bir tarikata dönüştürdüğüne dair suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

Birçok seyirci Cosby’le ilk tanıştığı andan itibaren kadına şüpheyle yaklaşıyor. Bunun sebebi de ünlü tasarımcıların elinden çıkmış giysileri ve tavırlarıyla dikkat çeken Mary Cosby’nin geçmişi.

Cosby, 1997 yılında anneannesi Rosemary ‘Mama’ Redmon Cosby vefat ettikten kısa bir süre sonra üvey dedesi Piskopos Robert Cosby ile dünyaevine girdi. Böylece Mama Cosby’nin milyonlarca dolarlık serveti, birçok şirketi ve Faith Temple Pentekostal Kilisesi’ndeki yönetici pozisyonu torunu Mary’e miras kaldı.

Cosby’nin kiliseyi bir tarikata çevirdiği yönündeki iddialar ilk kez birinci sezonun sonundaki yeniden buluşma bölümünde ortaya çıktı. Programın sunucusu Andy Cohen, Cosby’nin verdiği vaazların sosyal medyaya sızdırılmış ses kayıtlarını yayınladı. Kayıtlarda Mary Cosby, kilise cemaatinden yeterince doğum günü kartı alamamış olmaktan şikayet ediyor, dinleyicilerini “fakir” ve “cimri” olarak nitelendiriyordu.

Cosby, gösterişli hayat tarzını sürdürmek için kiliseden para aşırdığı iddiasının zalimlik olduğunu söyledi ve “Kilisemin bana bakıyor olması mümkün değil. Ben Tanrı’dan korkan bir kadınım. Asla böyle bir şey yapmam!” diyerek kendini savundu.

Daha sonra Entertainment Tonight programına konuyla ilgili açıklama yapan Mary Cosby, “Ulusal televizyona çıkıp, ‘The Real Housewives’a katılıp bir de tarikat lideri olacak değilim.” ifadelerini kullandı ve daha sonra şöyle devam etti:

“Hadi ama yapmayın… Ben kiliseme inanıyorum. Tarikat diye bir şey yok. Cemaatimin üyeleri bunların yalan suçlamalar olduğunu biliyor. Gülünç şeyler bunlar. Bunlar hep insanların kusur araması.”

Ancak Cosby’nin bu açıklamaları tartışmaları sona erdirmeye yetmedi. Dizinin ikinci sezon tanıtımında, programın bir diğer tanınmış ismi Lisa Barlow, Salt Lake City’nin merhum topluluk lideri Cameron Williams ile görüşüyor. Williams görüntülerde, tereddütsüz bir biçimde, “Bu bir tarikat mı? Evet. Bu kadın kendine ‘Tanrı’ diyor mu? Evet” şeklinde konuşuyor.

Daily Beast’e konuşan Faith Temple cemaatinin yedi eski mensubundan altısı da Cosby’nin kiliseyi bir tarikat gibi yönettiğini doğruladı. Anlatılanlara göre; Cosby kendinden “Tanrı” olarak bahsediyor, cemaat üyelerini ailesinin şirketlerinde para almadan ya da asgari ücretle çalışmaya itiyor, kürsüden cemaat üyelerini azarlıyor ve Faith Temple’dan ayrılıp başka bir kiliseye geçmeyi düşünenleri de “Sonunuz cehennem olur!” diye korkutup, yıldırıyor.

Mary Cosby’nin öz dayısı Ernest Walton da yeğenin bir tarikat yönettiğini belirterek, “Annesi hayatta olsa büyük bir hayal kırıklığı yaşardı. Bence bu iğrenç bir şey. Şimdi her şey gün yüzüne çıkıyor ve her şey çöküyor.” diye konuştu.

Adının açıklanmasını istemeyen bir başka erkek cemaat üyesi de Williams’ın Barlow’a söylediklerinin kelimesi kelimesine doğru olduğunu söyledi. 25 yıl bu kiliseye gittikten sonra 2018’de ayrıldığını belirten kişi, “Yaptıkları şeyin tarikattan geri kalır yanı yok. Mary Cosby’nin insanları cennete götürecek ya da cehenneme mahkûm edecek gücü olduğuna inandırmak için cemaati manipüle ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Çocukluğundan beri Faith Temple üyesi olan ancak 90’ların sonunda 22 yaşındayken kiliseden ayrılan Abby isimli kadın da “İnsanları dehşete düşürüyor. O kadın bu dünyaya gelmiş en kötü ruhlu şey. Tahmin bile edemezsiniz. Bütün o gülücüklerin hiçbiri gerçek değil!” dedi. Abby yakın bir akrabası halen kilise üyesi olduğu için tam adının açıklanmasını istemedi.

Kilisenin eski mensuplarından Ralph Arnold ise Cosby’nin bir tarikat lideri olduğundan hiç şüphe duymadığını ve kadının öğretilerinin temel Hristiyanlık inancına aykırı olduğunu belirtti. Arnold şöyle konuştu:

Vaazlarında yeryüzündeki Tanrı olduğunu söylüyor. Kilise bitmiş durumda, çoğu kişi artık gitmiyor bile çünkü Mary’nin vaazlarının hiçbir kutsallığı yok. Cemaate bağırıp çağırıyor ve zihinsel sömürüyle itaat etmelerini sağlıyor. Sürekli beyinlerini yıkıyor, bir yandan da ışıltılı ve ikiyüzlü bir hayat yaşıyor.

Soyadının gizli kalmasını isteyen Rosebud isimli eski cemaat üyesi de “Biz kiliseye dini sebepler için gidiyoruz. Yeni bir yaşam biçimini, Tanrı’yı yüceltmenin yeni bir yolunu öğrendiğimizi sanıyorduk ama gerçek kesinlikle bu değildi. O kilisede çok fazla karanlık iş dönüyor” dedi.

Aile üyelerinden biri hala cemaatin bir parçası olduğundan adını gizleyen bir başka kadın da Cosby’i ve eşini dolandırıcılara benzetti. Kadın, “Sizi korkutuyorlar. Kilise söz konusu olunca gitmekten de gitmemekten de korkuyorsunuz. Gerçekten berbat bir durum. Tarikat değillerse bile kesinlikle cemaat üyelerini tüm paralarını kendilerine vermesi için kandıran dolandırıcılar. Böylece o kalburüstü hayatlarını rahat rahat sürdürebiliyorlar.” diye konuştu.

Daily Beast’e konuşan yedinci kişi Ernest Enoch ise “tarikat” ifadesine karşı çıktı ve kilisenin eski üyelerinin Cosby hakkında konuşmasının kendisini üzdüğünü belirtti. Faith Temple’ın sorunlarının bu şekilde kamuoyu önünde değil kapalı kapılar ardında çözülmesi gerektiğini söyleyen Enoch, Ocak 2021’de kiliseden ayrılmasını ailesi gibi gördüğü bir kişiyle ilişkisine mal olduğunu belirtti.

Enoch, “Beni aptal gibi gösteren bir tarikatın üyesi olduğumu asla söylemem. Bazı şeylere katılmıyorum ama onlar benim fikir ayrılıklarım. Bu meseleler yüzünden şu an insanlar birbirleriyle konuşmuyorlar. Yakın zamanda oğlum gibi gördüğüm biriyle karşılaştım ve kalbim çok kırıldı. Bana bakmadı, benimle konuşmadı bile çünkü artık onlarla ilişkim olmadığını biliyor.” ifadelerini kullandı.

Cosby’nin avukatı da yaptığı açıklamada, “Aralarında Faith Temple Pentekostal Kilisesi’nin de bulunduğu tüm dini kurumlar, cemaatlerinden bağış kabul ederler. Ancak bunu yaparken cemaat üyelerini fakirliğe zorlamazlar.” dedi. Avukat, Cosby’nin kendisine “Tanrı” dediği iddiasının da asılsız olduğunu ifade etti.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ

24 saat

24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri
Bu Habere Tepkini Koy!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL